1 Ağustos 2014 Cuma

Sendika Özgürlüğü ve Sendikal Faaliyetler

Sendika Özgürlüğü ve Sendikal Faaliyetler
1.Sendika Hakkı ve Özgürlüğü
1.1. Sendika Hakkı
Sendika özgürlüğü tek başlarına ekonomik yönden güçsüz olan çalışanların ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını işverenlere karşı korumak ve geliştirmek amacıyla serbestçe örgütlenebilmelerini yani sendikalar kurabilmelerini, bu işverenler içinde geçerli sendikalara serbestçe üye olabilmelerini, diledikleri anda sendikadan çıkabilmelerini ifade eder.
1.1.1.      İnsan Hakkıdır:
 Bir insan hakkı olarak tüm uluslararası belgelerde ve birçok anayasada örgütlenme ya da sendika hakkı ya da özgürlüğü adı altında ifade edilmiştir. Bir insan hakkı olara bütün ülkelerde vatandaşlık farkı gözetilmeksizin her insanın faydalanması gereken bir haktır. Temel özgürlüklerden biri olarak insanın kişiliğine bağlı, devlet dahil kimsenin müdahale edemeyeceği, insanın maddi ve manevi kişiliğini koruyan ve onu geliştirmeye yarayan özgürlüklerden biri olarak birçok ülke Anayasasında yer almıştır. Düşünce, düşünceyi açıklama, toplanma, dernek kurma, haberleşme, inanç özgürlükleri gibi özgürlüklerle yakın ilişki içindedir.
1.1.2.      Sosyal ve Ekonomik Bir Haktır:
Sendika hakkı tarihi süreç içinde ekonomik yönden güçsüz olan işçilerin işverenlerle olan çalışma ilişkileri ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını mümkün olduğu ölçüde korumak ve iyileştirmek, bu doğrultuda işverenlerle mücadele edebilmek ihtiyacından doğmuştur. Ancak zaman içinde işçi sendikaları güç kazanınca işverenler de korunma ve örgütlenme ihtiyacını duymuşlardır. O halde onların da sendikalaşma hakkı ekonomik ve sosyal nedenlere dayanmaktadır. Ülkemiz Anayasasında da sendika hakkı, Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevleri sayan üçüncü bölümünde yer almaktadır.     
1.1.3.      Çifte Görünüşlü Temel Haktır:
Sendika özgürlüğü, sadece bireylerin ortak sosyal ve ekonomik çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacıyla birleşme, sendikalara üye olma veya üyelikten ayrılma serbestisini ifade etmez. Aynı zamanda sendikanın da kendisini meydana getiren kişilerden bağımsız bir hukuki topluluk olarak kendi varlığını koruma ve kendine özgü faaliyetlerde bulunma hakkını da ifade eder. Bu yönüyle sendika özgürlüğü, bireysel ve kollektif nitelikli serbestilerden oluşan çifte temel haktır(Tuncay, 1999:22).
1.2.Sendika Özgürlüğü:
Anayasanın 51 maddesine göre, işçiler ve işverenler önceden izin almaksızın sendikalarını ve üst kuruluşlarını kurabilecekleri gibi, bunlara serbestçe üye olabilecekler ve üyelikten ayrılabileceklerdir. Bunun gibi, hiç kimseye sendikaya üye olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma ve sendikaya üye olma özgürlüğüne pozitif sendika özgürlüğü, sendikadan çıkma ve uzak kalma özgülüğüne negatif sendika özgürlüğü denilmektedir(Çelik, 1998:310).
*                      Öz Bilgi
Sendika Hakkı
-İnsan Hakkıdır,
-Sosyal ve Ekonomik Bir Haktır,
-Çifte Görünüşlü Temel Haktır. 
1.2.1. Bireysel Sendika Özgürlüğü:
İşçi ve işverenler, kurulu olan sendikalardan birisine üye olabilecekleri gibi yeni bir sendika da kurabilirler. Bu özgürlüğün doğal sonucu olarak sendika çokluğu ilkesi kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre aynı iş kolunda birden fazla sendika kurulabilecektir.
Hukuk sistemimiz, işyeri veya meslek sendikasının kurulmasını öngörmüştür. Sendikal gelişmeye bağlı olarak, sendikal hakların daha güçlü bir biçimde ortaya çıktığı endüstri ve işkolu sendika türünü kabul etmiştir.
İşyeri sendikası, sadece bir işyerinde faaliyette bulunmak üzere kurulan sendikayı ifade etmektedir. Sendikal tarihin başlangıcında görülen bu sendika tipi, aynı işyerinde birden fazla sendika kurulması ve sayı olarak işçilerin işveren karşısında maddi güce sahip olmamaları nedeniyle zayıf karakterli sendikaların kurulmasına yol açmıştır. Sendikaların içinde bulunduğu bu açmaz, bu sendika tipinin terk edilmesini gerektirmiştir.
Meslek sendikası, aynı meslekten olan kişilerin bir araya gelerek kuruduğu ve işyeri ne olursa olsun aynı mesleği icra edenlerin üye olabileceği bir sendikal örgütlenme modelidir.
Sendika kurma hakkının kapsamında üst kuruluşları kurma hakkı da bulunmaktadır. konfederasyon ve federasyon, kişi topluluklarında geçerli olan üst örgütlenme modelidir. Türk hukuk sistemine göre bu hak kişilere değil, sadece sendikalara tanınmıştır. Konfederasyon, yatay bir birleşme türüdür. Konfederasyona üye sendikalar üzerinde konfederasyonun ciddi bir üstünlüğü bulunmamaktadır. Bu tür birleşme eşitler arası bir işbirliğine dayanır. Federasyon ise dikey birleşmedir. Federasyon üye sendikaların bazı hak ve yetkileri, üst kuruluşa devredilmiştir. Üst kuruluşun, bağlı olan sendikalar adına onları bağlayıcı karar alma ve üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi bulunmaktadır.
İşçi ve işverenler, belirli bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere sendika kurma hakkına sahiptir. Dolayısıyla hukukumuz işkolu esaslı olmak üzere bu işkolunda faaliyette bulunmak üzere işyeri ve meslek sendikasının kurulmasına engel olmamıştır. Ancak temel sendika türü olarak işkolu sendikasını esas almıştır.
Sendika kurucusu olabilmek için işçi olmak şart değildir. Kanunun işçi olarak saydığı iş sözleşmesi dışında çalışanlar da sendika kurucusu olabilecektir. Örneğin sürekli olarak tarım işkolunda faaliyet yürüten avukat, o işkolundaki bir sendikanın kurucusu ve üyesi olabilecektir. Aynı şekilde işveren sayılan işveren vekili, iş sözleşmesi veya statü hukukuna göre iş görmesine rağmen işveren sendikası kurucusu olabilecektir.
Sendika kurma hakkı, iş sözleşmesi, nakliye, vekalet, eser, komisyon veya adi ortaklık sözleşmesi gibi sözleşme ilişkileriyle fiili olarak çalışmayı gerekli kılmaktadır.
Sendikaya üye olma kadar olmama hakkı da sendika hakkı kapsamına girmektedir. Sendika kurucusu olma ve üye olma ile faaliyetlerine katılma olumlu sendika hürriyeti olarak tanımlanır. Sendikaya üye olmama hakkı ise olumsuz sendika özgürlüğünü oluşturur.
Sendika hakkı, sendikaya üye olmakla bitmez. Üye olduğu sendikanın faaliyetlerine katılma, oy kullanma ile yönetime seçilme ve işyeri temsilcisi olarak atanma hakkı da bu hak kapsamındadır.
1.2.2.   Kollektif Sendika Özgürlüğü:
Sendika tüzel kişiliğinin özgürlüğünü ifade eden kavramdır. Tüzel kişiliğin bağımsızlığının gerçekleşmesi ile başlar. Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapma hakkı ve grev hakkını kullanma, işyeri sendika temsilcisini atama hakkı da kolektif sendika özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmektedir(Başbuğ, 2012:71-73).
1.3. Sendika Üyeliğinin Güvencesi:
Sendika üyeliği; işe alınmada, işin devamı sırasında ve nihayet sendikal faaliyetlerde korunmuştur.
1.3.1.      Sendika Üyeliğinin İşe Alınma Sırasında Korunması
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanuna göre, işçilerin işe alımları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya almamaları şartına bağlı tutulamaz hükmüne yer vermiştir. Belirtilen yasağa aykırı kayıtlar, ne hizmet sözleşmesi ile ne de toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.
1.3.2.      Sendika Üyeliğinin İşe Devam Sırasında Korunması
İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında çalışma şartları bakımından bir ayrımcılık yapamaz.
1.3.3.      Sendika Üyeliğinin Sendikal Faaliyetlerde Korunması
*                      Öz Bilgi
Sendika Üyeliğinin Temel Güvencesi Ülkemizde Sendikal Tazminattır. 
İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde kuruluşların faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz.

Sendika Üyeliği Güvencesine Aykırı Davranışların Yaptırımı
1-İşe Alma ve Çalıştırma Sırasındaki Aykırılığın Yaptırımı:

İşverene işe alınması ve çalıştırılması ya da sendikal faaliyette bulunması nedeniyle haksız sendikal ayrım yaptığı takdirde, işçinin en az bir yıllık ücret tutarında sendikal tazminat ödetilir.

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Sendika Organları

4. Sendika Organları:
4.1. Zorunlu Organlar:
4.1.1 Genel Kurulu:
Genel kurul sendikaların, sendika şubelerinin ve konfederasyonların en üst düzeyde yetkiye sahip zorunlu organıdır. İlke olarak sendika ve konfederasyonların genel kurulu üyelerden oluşur. Ancak sendikal kuruluşların ve özellikle sendikaların çok sayıda üyeyi çatısı altında toplayabilen kuruluşlar olmalarına bağlı olarak bütün üyelerin bir araya getirilerek genel kurulun yapılabilmesi güç ve çoğu zaman da olanaksızdır. Bu nedenle 2821 sayılı Sendikalar Kanunu gibi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda da genel kurulların üyelerinin seçecekleri delegelerle yapılabilmesine olanak tanınmıştır. Nitekim Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasında sendika ve konfederasyonların genel kurullarının tüzüğüne göre üye veya delegelerden oluşabileceği hüküm altına alınmıştır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu gibi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre de ilke olarak delegeleri üye seçmekle birlikte, sendika ve konfederasyon ile şubelerin yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri, bu sıfatla kendi genel kurullarına delege olarak katılabilmektedir.
Delege sıfatı, bir sonraki olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine kadar devam eder. Delege seçiminin usul ve esasları sendika ve konfederasyonların tüzüğü ile belirlenir. Ancak tüzüklere delege seçilebilmeyi engelleyici hükümler konulamaz.
Genel Kurulun Toplanma Biçimi ve Zamanı:
Sendika ve konfederasyon genel kurulları; “İlk Genel Kurul”, “Olağan Genel Kurul” ve “Olağanüstü Genel Kurul” olmak üzere üç değişik biçimde toplanabilir.
-Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre sendika veya konfederasyonun ilk genel kurulu, tüzel kişiliğin kazanılmasından, şubelerin ilk genel kurulu ise kuruluş tarihinden itibaren başlayarak altı ay içinde yapılır.
-Olağan Genel Kurul en geç dört yılda bir toplanır. Söz konusu hükümden de anlaşılabileceği üzere, olağan genel kurulun dört yıldan daha kısa bir süre içinde toplanması da mümkündür. Dolayısıyla tüzüklere olağan genel kurulun daha kısa bir süre içinde toplanmasına ilişkin hükümler konulabilir. İki genel kurul toplantısı arasındaki döneme ait faaliyet ve hesap raporu, yeminli mali müşavir raporu, denetleme kurulu raporu ve gelecek döneme ait bütçe teklifi toplantı tarihinden on beş gün önce genel kurula katılacaklara gönderilir.
-Olağanüstü genel kurul ise, yönetim kurulu veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hallerde ya da genel kurul üye veya delegelerin beşte birinin yazılı isteği üzerine altmış gün içinde yazılı istekteki konuları öncelikle görüşmek üzere toplanır. Talep tarihi itibarıyla olağan genel kurul toplantı tarihine altı aydan az bir süre kalması halinde olağanüstü genel kurula gidilemez. Ancak isteğe konu olan hususlar olağan genel kurul gündemine alınır.
Genel kurula çağrı yönetim kurulu tarafından yapılır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun genel kurulun toplantı zamanına ilişkin hükümlerine aykırı hareket eden sendika ve konfederasyon veya şube yönetim kuruluna mahkeme kararıyla işten el çektirilir. Söz konusu işten el çektirme, sendika ve konfederasyon üyelerinden birinin veya durumu tespit eden Bakanlığın başvurusu üzerine mahkeme kararıyla olur. Mahkeme, ayrıca genel kurulu kanun ve tüzük hükümlerine göre en kısa zamanda toplamak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar sendika ve konfederasyonu yönetmekle görevli olmak üzere Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca bir veya üç kayyım tayin eder.
Genel kurulların toplantı yeter sayısı üye veya delege tam sayısının salt çoğunluğu başka bir deyişle yarısından bir fazlasıdır. Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı da belirlenebilir. İlk toplantıda bu yeter sayı sağlanamazsa ikinci toplantı en çok on beş gün sonraya bırakılır. İkinci toplantıya katılanların sayısı ise üye veya delege tamsayısının üçte birinden az olamaz. Delegelerin veya üyelerin genel kurula katılmaları ve oy kullanmaları engellenemez.
Her üye ya da delegenin genel kurulda bir oy hakkı vardır. Ayrıca delegelerle toplanan genel kurullarda delege olmayanlar, üyelerle toplanan genel kurullarda ise üye olmayanlar yeter sayının hesabında dikkate alınmazlar ve oy kullanamazlar.
Genel kurulun karar yeter sayısı toplantıya katılan üye veya delege sayısının salt çoğunluğudur. Ancak bu sayı üye veya delege tam sayısının dörtte birinden az olamaz. Tüzükte daha yüksek bir yeter sayı belirlenmemişse, tüzük değişikliği, fesih, birleşme, katılma, üst kuruluşun veya uluslar arası kuruluşun kurucusu olma, üst kuruluşlara ve uluslararası kuruluşlara üyelik ile üyelikten çekilme hallerinde karar yeter sayısı üye veya delege tam sayısının salt çoğunluğudur.
Genel Kurulun Görev ve Yetkileri: Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre genel kurulların başlıca görev ve yetkileri şu şekilde sıralanabilir:
-“Organların seçimi
-Tüzük değişikliği
-Yapılacak ilk genel kurula sunulması ve geçmişe etkili olmaması kaydıyla ilgili makamlar veya mahkemelerce kanuna aykırı görülerek düzeltilmesi istenen konular hakkında yönetim kuruluna yetki verilmesi
-Yönetim kurulu ve denetleme kurulu raporları ile yeminli mali müşavir raporlarının görüşülmesi
-Yönetim kurulu ve denetleme kurulunun ibrası
-Bütçenin kabulü
-Yönetim kurulu, denetleme kurulu ve disiplin kurulu üyelerine verilecek ücret, tazminat, ödenek ve yolluklar ile sosyal hakların belirlenmesi
-Taşınmaz satın alınması veya mevcut taşınmazların satılması hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesi
-Üst kuruluş kurucusu olma, üst kuruluşlara üye olma veya üyelikten çekilme
-Şube açma, birleştirme veya kapatma, bu konuda tüzükte belirlenen esaslar doğrultusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi
-Birleşme veya katılma
-Uluslararası kuruluşun kurucusu olma, uluslararası kuruluşlara üye olma veya üyelikten çekilme
-Kuruluşun feshi
-Mevzuat veya tüzükte genel kurulca yapılması öngörülen diğer işlemleri yerine getirme ve başka bir organa bırakılmamış konuları karara bağlama”(Karaca, 2013:138).
4.1.2. Yönetim Kurulu:
Sendika yönetim kurulu, kimi konularda bizzat kendisi karar alabilen fakat daha çok genel kurul kararlarını ve sendika, konfederasyon tüzüğünü uygulamaya taşıyan yürütme organıdır. Yönetim kurulu sendikalarda 3-9, sendika şubelerinde 3-5, konfederasyonlarda 5-22 üyeden oluşur. Alt ve üst sınırları aşılmamak suretiyle yönetim kurulunun kaç kişiden oluşacağını ilgili sendika ve konfederasyon tüzüğünde gösterilir. Yönetim kurulu, Türk hukukunda bir fert organı değil, kurul organıdır. Yönetim kurulu üyeliği belirlenen “asil üye” ve aynı sayıda “yedek üye” olarak ilgili genel kurulca seçilir. Yönetim kurulu kendi içinden bir başkan seçer.
Yönetim kurulunun toplantı yapacağı tarihler ve toplantı yeter sayısı sendika ve konfederasyon tüzüğünde belirtilir. Fakat toplantı yeter sayısı hiçbir zaman üye tamsayısının salt çoğunluğundan az olamaz. İstenirse salt çoğunluğu aşan bir sayı öngörülebilir. Toplantı yönetim kurulunun karar yetersayısı ise “mevcut üyelerin salt çoğunluğu”dur. Oyların eşitliği durumunda yasada düzenleme yoktur. Bu nedenle sendikanın ve konfederasyonun tüzüğünde eşitlik durumunda başkanın tarafının çoğunluk sağlayacağı yönünde düzenleme yapılır.
Yönetim kurulunun görev ve yetkileri yasada açıkça sayılmamış olup, sendika ve konfederasyon tüzüğünde düzenlenmesi gerekir. Ayrıca genel kurulca verilecek görevleri de yapması gerekir. 
Sendika veya şubesi yahut konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin görevleri, milletvekili veya belediye başkanı seçilmeleri halinde kendiliğinden son bulur(Akyiğit, 2013:360).
4.1.3. Denetleme Kurulu:
Sendika denetleme kurulu; sendika genel kurulu tarafından, sendika yönetim kurulunun genel kurul adına sendika mevzuatı, sendika tüzüğü ve genel kurul kararlarına uygun olan sendikayı yönetip yönetmediğini denetlemekle görevlendirilmiş bir kuruldur. Sendika denetim kurulu sendika yönetim kurulunun iki genel kurul arasındaki dönemde sendika genel kurulu adına denetlemekle görevli heyettir. Sendika denetim kurulu, denetim görevini genel kurul adına yerine getirir.
Denetim kurulunun üye sayısı da sendika tüzüğü ile belirlenir. Ancak denetim kurulunun üye sayısı sendikalarda 3’ten az 9’dan fazla, konfederasyonlarda 5’ten az 22’den; sendika şubelerinde ise 3’ten az 5’ten fazla olmamak üzere sendika tarafından sendika tüzüğüne hüküm konulmak suretiyle belirlenir.
Sendika denetim kurulu üyelerinin üye sayısı, teşekkülü, görev yetki ve sorumlulukları, çalışma usul ve esasları ve toplantı ve karar yeter sayıları sendika tüzükleri ile belirlenir. Kanun koyucu 2821 sayılı eski kanundan farklı olarak bu konuda bir düzenlemeye yer vermemiş ve yetkiyi sendikalara bırakmıştır. Sendikaların kendilerini serbestçe yönetme hakkı çerçevesi içinde organları ile ilgili ayrıntılı düzenlemeleri tüzükle yapma zorunluluğu bulunmaktadır(Aktay vd., 2013:372).
4.1.4. Disiplin Kurulu:
Sendika üyeleri; sendika mevzuatı, sendika tüzüğü, sendika genel kurulu ve sendika yönetim kurulunun kararlarına uygun davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük sendikaya üye olmaktan doğal temel yükümlülüktür.
Sendika disiplin kurulu özünde üyeleri genel kurul adına denetlemekle yükümlü olan kuruldur. Sendika üyelerinin sendika mevzuatına göre hareket edip etmediklerini sendika genel kurulu adına inceleyen, soruşturan ve denetleyen kurul sendika disiplin kuruludur.
Sendika disiplin kurulu, sendika yöneticisi olma şartlarını taşıyan ve tüzük hükümlerine göre genel kurulca seçilen üyelerden meydana gelir. Disiplin kurulu üye sayısı sendikalarca ve sendika tüzüğüne hüküm konulmak suretiyle belirlenir. Buna göre disiplin kurulu üye sayısı sendikalarda 3-9, konfederasyonlarda 5-22, sendika şubelerinde ise en az 3-5 olarak sendikaca belirlenir.
Disiplin kurulunun kuruluşu, görev, yetki ve sorumlulukları çalışma usul ve esasları ile toplantı ve karar yeter sayıları sendika tüzüğü ile belirlenir. Bu bir kanuni zorunluluktur.
Disiplin kurulu, disiplinsiz davrandığı iddia edilen üye hakkındaki iddiaları soruşturur ve sendika tüzüğünde gösterilen disiplin cezalarını verir ve sonucunu yönetim kuruluna bildirir. Disiplin kurulunun kesin olarak üyelikten çıkarma yetkisi bulunmamaktadır. Disiplin kurulu üyelikten çıkarılmayı gerektiren bir durum tespit eder ise bu hususta karar verir. Ancak, üyelikten çıkarmaya dair disiplin kurulu kararları genel kurulun onayı ile kesinleşir(Aktay vd., 2013:372).


4.2. Seçimlik Organlar:
Sendika ve konfederasyonlar, zorunlu organların dışında başka organlarda oluşturabilir. Söz konusu organlar “seçimlik organlar” olarak adlandırılır. Ancak bu organlara zorunlu organların görev ve yetkileri devredilemez.
Seçimlik organlar içinde uygulamadaki başkanlar kurulu, araştırma kurulu ve yayın kurulu örnek olarak gösterilebilir. Bunu gibi, bazı büyük sendikalarda rastlanan icra kurulu da, seçimlik organ niteliğindedir.
4.3.3.  Konfederasyon ve Şube Organları:
Konfederasyon ve şubelerin organları ile sendikalar arasında, önemli bir farklılık görülmez. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanunda hükümler ortak olarak düzenlenmiştir. Bunu dışında, söz konusu organlar ile bunların yetkileri, uygulamada geniş ölçüde tüzükte yer alacak hükümlerle belirlenir.
Konfederasyonlar, sendikal merkezin demokratik esaslara uygun olarak işlemesini sağlamak için örgütlemiştir. Bu yüzden, konfederasyon organları içinde sendikaların adaletli olarak temsil edilmesi sorunun, iki yanı vardır. Nitekim, ilkin her sendika, sahip bulunduğu üye sayısıyla orantılı olarak konfederasyonda temsil edilmelidir. Sonra da, konfederasyon kararlarına sendikaların katılımının sağlanması gerekmektedir(Tunçomağ ve Centel, 2013:294).

      

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Sendika Üyeliği:

1.        Sendika Üyeliği:
1.1.   Üyelik:
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanuna göre, onbeş yaşını dolduran ve bu yasaya göre işçi sayılanlar, işçi sendikalarına üye olabilirler. Yine bu kanun kapsamında işveren olanlar, işveren sendikasına üye olabilirler.
6356 sayılı kanun, işveren adına işletmenin bütününü yönetenler işveren vekili olarak tanımlanmaktadır ve işveren vekillerinin, bu kanun uygulanması bakımından işveren sayılacakları belirtilmiştir. Bu kanun kapsamında işveren sayılan işveren vekilleri, ancak işveren sendikalarına üye olabilirler.
1.2.  Sendika Üyeliğinin Kazanılması:
Sendikaya üyelik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca sağlanacak elektronik başvuru sistemine e-Devlet kapısı üzerinden üyelik başvurusunda bulunulması ve sendika tüzüğünde belirlenen yetkili organın kabulü ile e-Devlet kapısı üzerinden kazanılır. Üyelik başvurusu, sendika tarafından otuz gün içinde reddedilmediği takdirde üyelik talebi kabul edilmiş sayılır. Haklı bir neden gösterilmeden üyelik başvurusu kabul edilmeyenler, bu kararın kendilerine tebliğden itibaren otuz gün içinde dava açabilir. Mahkemenin kararı kesindir. Mahkemenin davacı lehine karar vermesi halinde üyelik, red kararının alındığı tarihten kazanılmış sayılır.
1.3.  Üyelikten Doğan Hak ve Borçlar:
Üyelik Hakları: Üç ana grupta toplanır.
a)Sendikanın Faaliyetlerinden ve Tesislerinden Yararlanma Hakkı:
Sendika üyeleri, sendikalarca kurulan spor tesisleri, lokal, kütüphane, seminer, kurs ve benzeri tesis ve faaliyetlerden yararlanma hakkına sahiptirler.
b)Sendikanın Faaliyet ve Yönetimine Katılma Hakkı:
Her üye, genel kurula katılma ve ister doğrudan isterse delegelikle oy kullanma hakkına, genel kurullarda görüş bildirme, öteki organlara seçilme haklarına sahiptir. Ayrıca, her üye, sendika kararlarına karşı yargıya başvurma hakkına da sahiptir.
c)Üyenin Korunmasına İlişkin Haklar:
Bu tür haklar; sendika üyesine, yasalar, sözleşmeler ve tüzükte öngörülen ilkelere ve kurallara uyulmasını talep hakkını ve yetkisini sağlar. Bu haklar arasında, özellikle üyenin eşit işlem görme hakkı, özel bir yer tutar(Demircioğlu ve Centel, 2013:255).
Üyelik Borçları: Sendika üyeliğinden doğan iki borç bulunmaktadır.
a)Aidat Ödeme Borcu:
Sendikaların faaliyetlerini sürdürebilmesi için, maddi gelire ihtiyaç duyarlar. Bu maddi kaynakların başında, işçilerden alınan aidatlar gelir. 274 ve 2821 sayılı eski sendikalar kanunlarında, üyeler tarafından işçi sendikasına ödenecek aidatın işverence kaynaktan kesilmesi kabul edilmişti. 6356 sayılı halen yürürlükte olan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi kanunda da korunmuştur. Buna göre, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan ya da yetki belgesi alan sendikaya ödenecek üyelik aidatı, işverence doğrudan bordro üzerinden kesilip sendikaya ödenecektir. 2821 sayılı kanun işçinin sendikaya ödeyeceği aylık aidat miktarını, kendisinin bir günlük çıplak ücretini geçemeyeceğini belirtmiştir. 6356 sayılı kanun ise, böyle bir sınırlama getirmemiş ve söz konusu miktarın, tüzükte belirtilen usul ve esaslara göre genel kurulca belirleneceği kabul edilmiştir.
b)Sendika Düzenine Uyma Borcu:
Sendika üyeleri, sendika tüzüğü ve tüzükle belirlenecek yönetmelikler ile yetkili organların aldığı kararlara, uymak zorundadır(Demircioğlu ve Centel, 2013:256).
3.4. Sendika Üyeliğinin Devamı ve Askıya Alınması:
-İşçi sendikası üyesinin bir yılı geçmemek üzere işsiz kalması üyeliğini etkilemez,
-İşçi kuruluşu ve şubelerinin organlarında görev almak üyeliği sona erdirmez, bu kişilerin üyelikleri devam eder,
-Herhangi bir askeri ödev nedeniyle silah altına alınan üyenin üyelik ilişkisi bu süreç içinde askıda kalır,
-Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık ve malullük aylığı ya da toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerin sendika üyeliği sona erer. Ancak, çalışmaya devam edenler ile kuruluş ve şubelerin yönetim, denetleme ve disiplin kurullarındaki görevleri sırasında yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alanların üyeliği, görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder(Demricioğlu ve Centel, 2013:256).   
3.5. Sendika Üyeliğinin Sona Ermesi:
-Üyelik gerçek kişiler için ölümle ya da gaiplikle, tüzel kişiler için fesih yada infisah ile sona erer,
-İşveren ya da işveren vekili sıfatının yitirenlerin işveren sendika ve konfederasyonlarındaki üyelikleri ve görevleri, bu niteliğin yitirildiği anda sona erer. Ancak, tüzel kişiliği temsilen işveren vekili sıfatı ile işveren sendikalarına üye olanların bu sıfatı kaybetmeleri halinde, tüzel kişiliğin üyeliği düşmez. Bu durumda, işveren vekilinin kuruluş organlarındaki görevleri sona erer,
-Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yaşlılık, malullük aylığı veya toptan ödeme alarak, işten ayrılan işçilerin sendika üyeliği sona erer. Çalışmaya devam edenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Ancak, sendika şubesi, sendika veya konfederasyon yönetim, disiplin ve denetleme kurullarındaki görevleri sırasında yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme alan yöneticilerin sendika üyeliği görevleri süresince ve yeniden seçildikleri sürece devam eder,
-Sendika üyeliği çekilme ile son bulur. Her üye, e-Devlet kapısı üzerinden çekilme bildiriminde bulunmak suretiyle üyelikten çekilebilir. E-Devlet kapısı üzerinden yapılan çekilme bildirimi elektronik ortamda eş zamanlı olarak Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı ve sendikaya ulaşır. Çekilme, sendikaya bildirim tarihinden itibaren bir ay sonra geçerlilik kazanır. Çekilenin bir aylık süre içinde başka bir sendikaya yeni üyelik bu sürenin bitimi tarihinde kazanılmış sayılır. Bir aylık süre emredicidir. Sendikalar tüzüklerinde farklı bir süre belirleyemezler,
-Üyelik çıkarılma yolu ile de sona erebilir. Üyenin sendika ve konfederasyondan çıkarılması kararını Genel Kurul verebilir. Bu yetkinin devri olanaksızdır. Sendikalar çıkarılma koşullarını tüzüklerinde özgürce belirleyebilirler. Karar e-Devlet kapısı üzerinden Bakanlığa elektronik ortamda bildirilir ve çıkarılan üyeye yazı il bildirilir. Çıkarılma kararına, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içerisinde çıkarılan üye mahkemeye itiraz edebilir. Mahkeme iki ay içerisinde kesin kararını verir. Üyelik, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder(Demircioğlu ve Centel, 2013:258).
3.6. Uluslararası İşçi ve İşveren Kuruluşlarına Üyelik:

Sendika ve konfederasyonlar tüzüklerinde gösterilen amaçlarını gerçekleştirmek üzere uluslararası işçi ve işveren kuruluşlarının kurucusu olabilirler, bu kuruluşlara serbestçe üye olabilirler ve üyelikten çekilebilirler, işbirliğinde bulunabilir, üye ve temsilci gönderebilir veya kabul edilebilir ve dış temsilcilik açabilirler. Uluslar arası işçi ve işveren kuruluşları Dışişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığının izniyle Türkiye’de temsilcilik açabilir ve üst kuruluşlara üye olabilir.  Bu kurlarla aykırılık halinde İçişleri Bakanlığınca üyeliğin iptal edilmesi, temsilciliğin faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için, kuruluş merkezinin veya temsilciliğin bulunduğu yerde dava açılabilir(Demirciğlu ve Cente, 2013:258).  

27 Temmuz 2014 Pazar

Sendikanın Kuruluşu

1.        Sendikanın Kuruluş
İşçi ve işveren sendikaları işkolunda faaliyette bulunmak koşulu ile kurulabilirler. Üst organ olarak ise konfederasyon kurulabilirler.
1.1.  Kuruculuk Koşulları:
Sendika kurucusu olabilmek için ön şart fiil ehliyetine sahip gerçek veya tüzel kişi olmaktır. İşçi sendikası kurabilmek için gerçek kişi olmak gereklidir. Tüzel kişilerin işçi sendikası kurucusu ve üyesi olmak gereklidir. Tüzel kişilerin işçi sendikası kurucusu ve üyesi olma hak ehliyeti yoktur. 15 yaşını dolduran genç işçi sendika üyesi olabilmesine karşın kurucu olamayacaktır.
Sendika kurucusu olabilmek için ikinci şart, 6356 sayılı kanuna göre, işçi ve işveren sayılan kişilerin “fiilen çalışması”dır. Kanun, işçi ve işveren sayılanların “fiilen çalışması”ndan bahsetmekte ancak fiilen çalışmanın niteliği hakkında bir hüküm göstermemektedir.  Buradaki fiilen çalışma gelir getirici herhangi bir faaliyet olarak anlaşılmalıdır. İşçiler açısından, iş sözleşmesi ile çalışma zorunluluğu bulunmadığı gibi, nakliye, vekalet, eser, komisyon sözleşmesi ile adi ortaklık sözleşmesinde emeğin sermaye payı olarak koyulması suretiyle iş görülmesi yeterli olacaktır.
 İşveren sendikası kurucusu olabilmek için de, yukarıdaki sözleşme türleriyle ücret karşılığında iş gördüren kişi olmak yeterlidir.
Kurucu olabilmek için ayrıca, kanunu” Türk Ceza Kanunun 53.üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fest karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkumiyeti bulunlar..” sendika kurucusu olamazlar.
1.2.  Kuruluş Usulü:
Sendikalar, kurucularının sendika merkezinin bulunacağı ilin valiliğine dilekçelerine ekli olarak kuruluş tüzüğünü vermeleriyle tüzel kişilik kazanırlar. Sendikanın kurulması ile birlikte, hak ve borç sahibi olan bir hukuki kişilik ortaya çıkar. Kuruluş formaliteleriyle işlemi güçleştirmemek şartıyla, kuruculara ilişkin ek belgeler istenebilir.
Sendikanın kuruluşu ile beraber, kurucu sıfatında olanlar, bu sıfatını yitirerek üye sıfatını alırlar.
Valilik, tüzük ve kurucuların listesini 15 gün içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderir. Bakanlık; kuruluşun adını, merkezini ve tüzüğünü 15 gün içinde internet ortamında ilan eder. Ancak bu işlemler tüzel kişiliğin kazanılması için zorunlu değildir.
Tüzüğün veya kuruluş dilekçesinin içerdikleri bilgilerin kanuna aykırılığının tespit edilmesi ya da Kanunda öngörülen kuruluş koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde ilgili valilik eksikliklerin 1 ay içinde tamamlanmasını ister.
Valilik tarafından eksikliklerin tamamlanması için verilen bir aylık süre içinde kanuna aykırılık tespit edilmesi veya eksikliğin giderilmemesi halinde Bakanlık veya ilgili valiliğin başvurusu üzerine iş mahkemesi, gerekli gördüğü takdirde kurucuları da dinleyerek3 işgünü içinde kuruluşun faaliyetinin durdurulmasına karar verebilir. Mahkeme kanuna aykırılığın veya eksikliğin giderilmesi için 60 günü aşmayan bir süre verir. Tüzük ve belgelerin kanuna uygun hale getirilmesi üzerine mahkeme durdurma kararını kaldırır. Verilen süre sonunda tüzük ve belgelerin kanuna uygun hale getirilmemesi halinde, mahkemece kuruluş kapatılır. İş mahkemesinin bu kararına karşı temyiz yolu açıktır.
Kuruluşta öngörülen bu usul, tüzük değişikliğinde de öngörülmüştür. Tüzük değişikliği Valiliğe iletilir. Valilik 15 gün içinde Bakanlığa gönderir. Bakanlık veya Valilik, tüzük değişikliğinde kanuna aykırılığı tespit ettikleri takdirde, Kanuna aykırılığın düzeltilmesi için 1 aylık süre verebilir. Bunun yapılmaması durumunda Valilik veya Bakanlık iş mahkemesine başvurabilir. Bakanlık veya Valiliğin bu işlemine karşılık kurucular veya tüzük değişikliğindeki sendika, iş mahkemesine itiraz edebilir(Başbuğ, 2012:102).
1.3.  Sendika Tüzüğü:
Tüzük, tüzel kişinin iç örgütünü ve çalışmasını düzenleyen objektif bir hukuk kaynağıdır. Bu bakımdan sendika tüzüğü, sendikanın anayasası olarak da adlandırılmaktadır. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre sendika ve konfederasyon tüzüğünün yazılı olması gerekmektedir. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 7. maddesine göre, sendika ve konfederasyon tüzüğünün veya Kanunda gösterilen diğer belgelerin içerdikleri bilgiler Kanuna aykırı olmamalıdır. Ayrıca sendika ve konfederasyon tüzüklerinde aşağıdaki hususların yer alması gerekir(Karaca, 2013:133):
a. “Adı, merkezi ve adresi
b. Amacı
c. Sendikanın faaliyet göstereceği işkolu
d. Sendika kurucularının ad ve soyadları, kimlik bilgileri, meslek ve sanatları ve yerleşim yerleri; üst kuruluşları kuran sendikaların işkolları ile ad ve adresleri
e. Üye olma, üyelikten çıkma ve çıkarılmanın şartları
f. Genel kurulun oluşumu, toplanma zamanı, görev ve yetkileri, üye ve delegelerinin oy kullanmaları, çalışma usul ve esasları ile toplantı ve karar yeter sayıları
g. Genel kurul dışında kalan organlar, bu organların oluşumu, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma usul ve esasları ile toplantı ve karar yeter sayıları
h. Şube veya bölge şubelerinin nasıl kurulacağı, birleştirileceği veya kapatılacağı, görev ve yetkileri, genel kurullarının toplantılarına ve kararlarına ilişkin usul ve esaslar ile sendika genel kurulunda şube ve bölge şubelerinin nasıl temsil edileceği
i. Üyelerce ödenecek aidat ve sendika yöneticilerinin ücretleri ile ilgili usul ve esaslar
j. Demirbaşların satış ve terkininde uygulanacak usul ve esaslar
• İç denetim usulleri
• Tüzüğün değiştirilme usulleri
k. Sona erme hâlinde mallarının tasfiye şekli

l. Organlarının oluşumuna kadar kuruluşun işlerini yürütmeye ve kuruluşu temsile yetkili geçici yönetim kurulu üyelerinin ad ve soyadları ile yerleşim yerleri”.

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Sendikaların Çeşitleri

1.Sendikaların Çeşitleri
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre; sendika, “İşçilerin ve işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip” kuruluşlardır.
1.1.  İşçi Sendikası:
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre “işçi sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve bu işkolundaki işyerlerinde çalışan en az yedi işçi tarafından kurulur”. Madde hükmünden de anlaşılabileceği üzere, ülkemizde işçi sendikaları ancak,
• İşkolu esasına göre sendikalaşma,(Ülkemizdeki iş kolları, Avcılık, balıkçılık, tarım ve ormancılık; Gıda sanayi; Madencilik ve taş ocakları; Petrol, kimya, lastik, plastik ve ilaç; Dokuma, hazır giyim ve deri; Ağaç ve kâğıt; İletişim; Basın, yayın ve gazetecilik; Banka, finans ve sigorta; Ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar; Çimento, toprak ve cam; Metal; İnşaat; Enerji; Taşımacılık; Gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk; Sağlık ve sosyal hizmetler; Konaklama ve eğlence işleri; Savunma ve güvenlik; Genel işlerdir.
• Bir işkolundaki işyerlerinde çalışan işçiler tarafından ve
• En az yedi işçinin bir araya gelmesi ile kurulabilmektedir.
Güçlü sendikacılık için gerekli ortamın sağlanabilmesi amacıyla 2821 Sendikalar Kanunu’nda olduğu gibi 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda da işçi sendikalarının işkolu esasına dayalı olarak kurulabileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenleme ile benimsenen işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesi uyarınca, yerel ve bölgesel düzeyde işçi sendikaları kurulabilmesi mümkün olmadığı gibi, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nda olduğu gibi açık bir şekilde ifade edilmiş olmasa da, meslek ve işyeri esasına göre işçi sendikası kurulabilmesi de mümkün değildir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir işyerinin gireceği işkolu o işyerinde yürütülen esas işin niteliğine göre belirlenir ve bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır. Buna göre örneğin, batarya üreten bir fabrikada çalışan aşçı ancak o işyerinin tabi olduğu metal işkolunda kurulmuş bulunan bir sendikaya üye olabilecektir.
1.2.  İşveren Sendikası:
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre “işveren sendikaları, işkolu esasına göre bir işkolunda ve bu işkolundaki en az yedi işveren tarafından kurulur”. Madde hükmünden de anlaşılabileceği üzere, ülkemizde işveren sendikaları ancak,

• İşkolu esasına göre,
• Bir işkolundaki işverenler tarafından ve
• En az yedi işverenin bir araya gelmesi ile kurulabilmektedir. İşçi sendikaları gibi işveren sendikaları için de geçerli olan işkolu esasına göre sendikalaşma ilkesi uyarınca, işveren sendikalarının da meslek ve işyeri esasına göre veya yerel ve bölgesel düzeyde kurulabilmesi mümkün değildir.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu işçi sendikalarında olduğu gibi, bir işkolunda birden çok işveren sendikasının kurulabilmesine olanak tanımaktadır.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu işçi sendikalarına paralel bir düzenleme ile işveren sendikalarının da işkolu esasına göre bir işkolunda ve bu işkolundaki işverenler tarafından kurulabileceğini belirtmekle birlikte, kamu işverenleri açısından bu kurula bir istisna getirmiştir. Sendikalar Kanunu kamu işveren sendikaları için aynı işkolundaki kamu işverenleri tarafından kurulma ve aynı işkolunda faaliyette bulunma koşulunu aramamaktadır. Getirilen bu düzenleme, işveren sendikalarının kuruluş koşulları açısından özel kesim ile kamu kesimi arasında bir ayırım yaratmaktadır.
1.3.  Kamu Görevlileri Sendikası:
Ülkemizde kamu görevlilerine 1965 yılında tanınan ve 1971 yılında kaldırılan sendikalaşma hakkı, 1982 Anayasası’nda da düzenlenmemiştir. Ancak 1992 yılında Türkiye’nin 151 sayılı “Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesine İlişkin” ILO sözleşmesini onaylaması ile bu alanda yeni bir dönem başlamıştır. 1995 yılında Anayasa’nın 53. maddesine bir fıkra eklenerek kamu görevlilerine sendikalaşma hakkı tanınmıştır ve buna uygun olarak 12.6.1997 tarihinde 657 Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle de devlet memurlarının sendikalar ve üst kuruluşlar kurabileceği ve bunlara üye olabileceği düzenlenmiştir. Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişikliğe rağmen, 25.6.2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu çıkarılıncaya kadar, kamu görevlileri sendikaları hukuki dayanaktan yoksun kalmıştır. Söz konusu Kanun ile kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro ve pozisyonunda daimi suretle çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerine işkoluna (hizmet koluna) göre sendikalaşma hakkı tanınmıştır. Ayrıca kamu görevlilerinin kuracakları sendikaların kuruluş işlemleri, sendika tüzüğü, organlar ve organların görevleri Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na paralel bir biçimde düzenlenmiştir. Ancak kamu görevlileri sendikalarına grev hakkı tanınmamıştır.
1.4.  Konfederasyon
2821 sayılı Sendikalar Kanunu gibi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre de işçi ve işverenlerin kurabileceği tek sendikal üst kuruluş konfederasyondur. Konfederasyon, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun tanımlar başlığını taşıyan 2. maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre konfederasyon, “Değişik işkollarında en az beş sendikanın bir araya gelerek oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip” kuruluşlardır. Yapılan bu tanım bağlamında, konfederasyon kavramının unsurları;
• Farklı işkollarında faaliyet gösteren en az beş sendikanın bir araya gelmesi,
• Tüzel kişi olması,
• Kuruluş olması, şeklinde sıralanabilir.
Hem işçi ve hem de işveren konfederasyonları için getirilmiş bu ortak tanıma göre konfederasyonların kurulabilmesi için;
• En az beş sendikanın bir araya gelmesi,

• Bu sendikaların değişik işkollarından olması gerekir(Karaca, 2013:132).

24 Temmuz 2014 Perşembe

İş mi Oyun mu Lol Counter mı

toplu kesimde düşünecek olursak enteresan bir şekilde çok başarılı olan iş adamları devamlı harıl harıl çalışmaz işin arka planında oyun yatar amma ve lakin herşey oyun değil ama herşey iş de değil yada hiç bir şey toplu iş hukuku değildir.

oyun dünyasına adım atmışken leauge of legends adlı oyunu ele alalım, counter dediğimiz bir sistem var işin içinde peki nedir bu caitlyn'i counterlamak? bu kadar önemlimidir bu skill işlerine girmek elbetteki hayır boosterz dediğimiz oluşumdan malesef çoğu kişi habersiz adamın teki yazıyor google a diyor ki ben şunu counterlayacam ?? onlara gülücük atmak gerekir =)) aynı bu şekil çünkü adam bilmediği şampiyonu alıp malesef kendini küçük düşürüyor ama dedigimiz siteden haberdar olmuş olsaydı, neden o şampiyonu seçmesi gerektiğinide anlatan çok detaylı kısa yazılar bulmuş olacaktı.

eğer olurda aatrox counter'lamak isterseniz size verebiliceğimiz adres budur, unutmayın nedenleriyle counter atmak her zaman muthiş birşeydir